Okuyup anlayamadığım 2 kitap...

, , 12 comments
okuyupta anlamamak
Bazı kitaplar vardır. Okuyupta anlayamadığınız. Siz bu tür kitaplarla karşılaştınız mı? Ben karşılaştım. Yine de anlamak için inat ettim. Birkaç gün kenara bıraktım. Sonra tekrar okudum. Ama nafile. Sonuç yine değişmedi. Anlayamadım. Kitap dediğin anlaşılması zor bir konu olmamalı. Okuyan şıp diye anlamalı, ne demek istendiğini. Benim birinci baktığım şey: Yalınlık, yalınlık ve yine yalınlık. Kimse kusura bakmasın da. Eğer bir kitabı anlayamıyorsam, bırakırım. İsterse dünyanın en çok okunan kitabı olsun. Bana hitap etmedikten sonra, neyleyim dünyanın okumasını. Şimdi size okuma hayatımdan okuyupta anlayamadığım, iki kitap örneği vereceğim. Bakalım benim gibi bu kitapları anlayamayanlar var mı?
                            TUTUNAMAYANLAR’A TUTUNAMADIM
     İlk sıramda Oğuz Atay’dan Tutunamayanlar var. Bu kitabı iki kere okumaya çalıştım. İki kere dediğim, hemen bir iki gün sonrası da değil. Bir iki yıl sonrası. Akışı kaybetmemeye, olaylar arasında bağı koparmamaya çalışıyorum. Kitabın ilk sayfasından itibaren, avını kollayan aslanlar gibi dikkatle okuyorum. Ama an geliyor ki. Yine kaybetmişim. En sonunda sinirleniyorum, “Ya ne anlatıyor bu adam?” derken buluyorum kendimi. Tutunamayanlar üzerine çok yazılar okudum. “Oooo yok böyle” diyor biri. Bir başkası, “Ooo yok şöyle” diyor. Ballandıra ballandıra anlatıyorlar. İnsanın içinde bu kadar övgüden sonra, ister istemez okuma isteği uyanıyor. Zaten bu kadar övgüyü duyduktan sonra, okumaya kalkışmıştım ya. Sanırım Tutunamayanlar, benim için anlaşılmaz kalacak.
                                     DEVLET ANA DA LİSTEDE 
     İkinci sırada Kemal Tahir’in Devlet Ana romanı var. Şimdi bu kitabı okuduğum, Tutunamayanlara göre baya zaman oldu. Aklımda kalanları paylaşacağım sizlere. Tutunamayanlar gibi olduğunu söyleyemem Devlet Ana’nın. Anlaşılır bir kitap. Ama yoğun eski kelime kullanımı var. Yavuz Bahadıroğlu’nun da Osmanlı hakkında kitabı var. Osmanlı’nın Doğuşu: Merhaba Söğüt diye. Onda hiç böyle bir sıkıntı yaşamadım. Belli bir noktadan sonra bu durum can sıkıcı bir hal alıyor. Yoruyor insanı. İnsan okurken yorulur mu? Yoruluyor işte. Bunda da çok olmasa da, olaylar arasındaki geçişi kaybettiğim anlar oldu. Sizler Tutunamayanlar ve Devlet Ana hakkında ne diyorsunuz peki? Bunların dışında sizlerin eklemek istediğiniz kitaplar var mı?

FOTO KAYNAK:Pixabay.com


BLOG LİNKİ:yasamdanyazilar.blogspot.com


12 yorum:

  1. Halk için sanat diyoruz yani. Ben de o görüşteyim.
    Ama kimi zaman olmuyor, ısınamıyor insan bazı kitaplara. Göreceli bir kavram bir kitap yada film herkes için iyi olmayabilir. Bu ne yazarı kötü yapar, ne de okuru.
    Bide dil konusunda köklü değişimler yaşayan ve yaşamaya da devam eden bir milletiz. Ona sahip çıkamadığımız için bir hayli sorunlar yaşanıyor.
    Kalemine sağlık güzel bir yazıydı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Ben beğenmedim diye Tutunamayanlar kötü bir kitap olmuyor. Sadece bizim frekanslarımız uymadı işte :) Dil konusuna hiç girmeyelim. O ayrı bir yazı konusu eder. Hatta sen bu konu üzerine güzel de yazarsın Serhat. Yorum için teşekkürler:)

      Sil
  2. Bazı kitapları okurken çok sıkılırım.
    Hiçbir sürükleyiciliği yoktur yada anlamsız gelir.İnat edip okur bitirirdim eskiden. Şimdilerde ise bana bu şekilde hissettiren kitaplarla hiç vakit kaybetmiyorum. Bırakıyorum bir kenara. Okunacak çok daha güzel şeyler var diye düşünüyorum. Tabi bu benim düşüncem. Aynı kitap herkeste farklı duygular uyandırabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende zorlamıyorum artık senin gibi. Bırakıp başka bir kitaba geçiyorum. Yorum için teşekkürler

      Sil
  3. Olmaz olur mu Cem elbette var :) Dur sırayla gideyim Tutunamayanlar'ı bende okuyamadım. Hayır okuyup ta sevdiğini söyleyenlere de (çevremdekiler için diyorum kimse üzerine alınmasın) bakıyorum çok basit şeyleri dahi anlayamayan insanlar. Kitabı nasıl anladı acaba diye düşünüp yeniden elime alıyorum ama cıkk yok gitmiyor. Devlet Ana'yı okumaya yeltenmedim bilemiyorum. Geleyim okuyamadığım kitaplara Orhan Pamuk ve tüm kitapları..Israrla da aldım hemen hemen tüm kitaplarını ama yok olmuyor. Bir tek Kar'ı okumuştum zorlaaa dersen ki ne anladın tek kelime çıkmaz. Yıllar evvel üç Maymun Ödül aldığında da aynı şaşkınlığı yaşamıştım. Oysa çok güzel filmler vardı o sene.. O zaman da demiştim benim görebildiğim neyi gördüler acaba diye.. Çok var böyle anlam veremediğim film ve kitap. Yine çok konuştum:) Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu samimi ve içten yorumların çok güzel :) Renk katıyor yazılara. Yorum için teşekkürler :)

      Sil
  4. Okumuş olduğum Türk yazarların hepsini anlayarak ve severek okudum. Hikayesel anlatım kitapları seçtiğim için okurken kitaba gömülüyorsun. Ama şöyle bir şey var ki 4 -5 yıl önce elime Dostoyevski-Delikanlı kitabı geçti. Okuyorum, anlamıyorum kenara bırakıyorum. 5 dk sonra okuma isteği geliyor tekrar okumaya başlıyorum. Neden böyle bir duruma düştüm bilmiyorum ama sıkıldığım kitabı okumam ki anlamadığım kitabı hiç okumam. Bu farklıydı :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki herkesin hayatında bir defa olsa da böyle anlamadığı bir kitap oluyor :) yorum için teşekkürler

      Sil
    2. Bu biraz da insanın moduna bağlı olan bir şey. Mesela bazı kitaplar yanında çay ister bazıları kahve bazıları sigara... yani bazıları hüzün ister bazılarında kafan boş olması lazım gelir. E bazen kafan dolu olur açarsın kitabı dağıtmak için. :)

      Sil
    3. Ben genelde çayı tercih ediyorum :)

      Sil
    4. Bide kahve ile dene :D

      Sil
    5. Yeni deneyimlere her zaman açığım :) Denerim

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)