Ana içeriğe atla

Ben yazar mıyım?

    Yazarlık benim hayalimdeki meslek. Gün gelip sadece yazarlık yaparak para kazanmak istiyorum. Peki asıl meselemize gelirsek. Ben yazar mıyım? TDK Sözlüğü'ne göre yazar: Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif. Bu tanıma göre ben yazar değilim. Çünkü bugüne kadar hiç kitap yazmadım. Ama bir kitabım olsun çok isterdim. Türk Dil Kurumu'nun başka bir yazar tanımı daha var. Peki ona göre yazar mıyım? Gelin ona da bakalım.

         TDK'YA GÖRE YAZAR MIYIM?
    Diğer tanıma göre yazar: Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir. Maalesef bu tanıma göre de yazar değilim. Ve bloglar olmasaydı muhtemelen yine yazar olamayacaktım. Evet, ben bir blog yazarıyım. Bir elin parmaklarını geçmeyen hikayelerim var. Ama bunlar yeterli değil biliyorum. Hikaye ya da roman yazmak belli bir birikim gerektiriyor. Ben daha o aşamada değilim.
               BEN BİR YAZARIM
     Başlıktaki soruya şimdi gönül rahatliğiyla cevap verebilirim. Evet, ben bir yazarım. Şu anda bu yazıyı okuduğunuz bloğun yazarıyım. İstediğim ve hayal ettiğim işi yapıyorum. Bu gerçekten paha biçilemez bir durum. Yazı yazarken hiç çalışıyorum gibi gelmiyor bana. Aksine heyecanla yazıyorum. Yeni bir yazı üretmenin heyecanı. Sizlerin bu yeni yazıyı nasıl yorumlayacağınız heyecanı. Evet, sizle beraber yazar olup olmadığımı sorguladık, analiz ettik. Buna göre ben bir yazarım.

Foto kaynak : pixabay.com

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
       

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Facebook ve İnstagram'da aynı gönderiyi paylaşmak...

Hepimiz günlük olarak birkaç kere, bazılarımız yüzlerce kez, Facebook ya da İnstagram’da  ne var ne yok diye bakıyoruz. Mesela ilk Facebook’a bakıyorsun. Birkaç kişi fotoğraf paylaşmış. Sonra geçiyorsun İnstagram’a. Bakıyorsun aynı fotoğrafları İnstagram’da da görüyorsun. Daha az önce Facebook’da beğenmiştim. Aynı resimleri burada görüp beğenmek, rutine düşmüşüm gibi hissettiriyor bana. Böyle olunca da ha İnstagram’a bakmışssın, ha Facebook’a, hiçbir farkı olmuyor. Bu durumda ikisinden sadece birini aktif olarak kullanacağım gibi. Ama orda da şöyle bir sorun var. Her arkadaşımın İnstagram hesabı yok. Facebook’u kullanacağım ama fazla değil. Aslında ben şöyle bir ayrım yaptım. Blog arkadaşlarımın hepsi İnstagram’da.

SOSYAL PLATFORM AYRIMI      Bunun dışında, yeni arkadaşlarım da genelde İnstagram hesaplarını aktif kullanıyorlar. Onlarla da İnstagram üzerinden iletişim halindeyiz. Yani Facebook, uzun süreli arkadaşlarımla iletişim halinde olduğum sosyal platform. İnstagram ise, blog …

Cemal Süreya: "İmza günleri benim işim değil"

Biz okurlar olarak kitap fuarlarını, imza günlerini severiz. Çünkü yüzlerce kitapla tanışırız.Çok sevdiğimiz kitapların, hayranı olduğumuz yazarlarıyla tanışırız. Sohbet ederiz. Fotoğraflar çektiririz. Kitaplarını kendi ismimize imzalatırız. Biz okurlar için, bunların hepsi, teker teker çok önemlidir. İleride baktıkça güzel bir şekilde anılacak, hatıralardır. Yıllar geçtikçe, okur ile yazar arasındaki mesafe, çok azaldı. Özellikle bu kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle. Onlarla, sosyal medya üzerinden her an düşüncelerimizi paylaşabiliyoruz. Hepsi iyi, güzel hoş da. Bu işin bir de yazarlar yönü var. Ne demek yani, yazarlar yönü?Sen orda kitabını imzalatıp, bir iki laflayıp gidiyorsun. Ya orda kalan yazar? Onlar, çok da mutlular mı bu durumdan?


SAÇMA BİR GÖSTERİ Mutlu olmayanlardan biri de, Cemal Süreya. “Saçma bir gösteri” olarak tanımlıyor imza günlerini. Peki neden? Gelin, biraz bunu irdeleyelim. Okuduğum yazı itibariyle Cemal Süreya, sayı olarak beş ile altı diyor, katıldığı imza…

Yanii arama motoru ile ne amaçlandı?

Yanii arama motoru uygulamasına bu akşam bir göz gezdirdim. Google’dan değişik farklı bir yanını göremedim. Sadece ana ekranda yeme-içme, haberler, hava durumu ve filmlerin kısa yollarını yapmışlar. Bulunduğunuz ildeki sinemalarda hangi filmlerin olduğunu gösteriyor. Ya da yeme-içmeye tıkladığınızda ilinizdeki mekanları gösteriyor. Bunu Google’dan da yapabiliriz. Ne farkı var? Ben böyle girişimlere karşı değilim. Ama orjinali olan bir şeyi niye yapıyoruz? Niye yeni bir şeyler yapmıyoruz? Dünyanın en iyisi Googlevar zaten. Ben Yanii’ye niye ihtiyaç duyayım? Elbette benim düşündüklerimi Turkcell’de düşünüyordur. Para kazanamayacakları bir şeye yatırım yapmazlar herhalde. Bu uygulamanın geleceği nasıl olur? Bunu bize zaman gösterecek. Çevremde bu uygulamayı indirip kullanan var mı? Daha soramadım.

Yani arama motoru uygulamasını ilk duyduğum zaman, “Başka yapacak bir şeyler bulamadılar mı?” dedim. Bu sanal dünyada nedense bir taklitçilik var. Bilmiyor muyuz mu ki taklitler orjinalini yaşat…