O artık bir blogger...

, , 4 comments
O enfes içecek çay,yine enfes bir sohbete eşlik etti. Hem de çayın içilmesi en zevkli olan yerinde,kahvehanede. Sohbetin dibine vurduk. Dışarısı soğuktu. Kahvenin içerisi ise sıcacık. Karşıda televizyon açık. Yan masada oturan amcalar,dedeler koyulaştırmışlar sohbeti. Biz de onlar gibi aramızda koyulaştırdık bir güzel sohbeti.

Makale yazarak para kazanmam hakkında konuştuk. Daha önce böyle bir durumdan haberi yokmuş. Bu işi ilk duyduğumda benim dediğim gibi o da, ”Ben durmadan yazarım paraya para demem”dedi. Ahh, işte bir zamanlar ben de böyle demiştim. Ama işin içine girdiğimde hiç de dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını acı bir şekilde görmüştüm. Ona bu işin kolay olmadığını, dışarıdan davulun sesinin hoş geldiğini anlatmaya çalıştım ama ikna edemedim. ”Dene bir bakalım. Ondan sonra konuşalım.Anlaşıldı sen lafla anlamayacaksın”dedim.
Ondan sonraki konumuz ise bloğumdu. Blog açma ve blog hakkında genel bilgiler verdim. ”Ta Amerika’dan,Hollanda’dan,Venezüela’dan yazılarımı okuyan birilerinin olması güzel”dedim. Bu işe her yeni başlayanın sorduğu bir soru daha sordu bana, ”Peki bu millet senin yazılarına nasıl ulaşıyor?”dedi. Ona bu işlerin nasıl olduğunu zevkle anlattım. O da gitti kendine bir blog açtı. Şimdi bana, ”Ne yazsam?”diye soruyor. ”Yaz da,ne yazarsan yaz”dedim. Yani bu gece blog dünyasına bir kişinin daha katılmasını sağladım.

Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com.tr


4 yorum:

Yorum yapmak ister misin :)