Hayatı yaşayamamak...

     Hayatı yaşayamamak… Günlerim hep rutin. Sabah işe git, akşam eve gel. Kısır bir döngü adeta. Peki bu rutin yaşam koşullarında, gerçekten hayatı yaşayabiliyor muyum? Yaşadığım hayatta bir şeyler eksik gibi. Öylesine yaşıyorum hissine kapılıyorum. Öylesine çalışıyorum. Sadece hayatımı idame ettirmek için. Günler birbirini kovalıyor ama değişen bir şey yok. Hep aynı. Buna bir dur demek lazım. Ama nasıl? İşte bu sorunun cevabı zor. Hayatı yaşayamadığımı hissediyorum. Ama buna bir türlü engel olamıyorum. Ne yaparsam hayatı yaşıyormuş gibi hissedeceğim? Bunu bilmiyorum. Bildiğim tek şey: Şu anki yaşadığım hayattan tat almadığım. Günlerimi boşa harcadığım hissi. Köreliyormuşum duygusu. Bazen diyorum ki, “Öylesine yaşamak benim kaderim mi yoksa?”

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

10 yorum:

  1. Şu sıralar benimde aklımda dolaşan sözler sizinkine benziyor. Ben olduğum yerden tam memnun değilim en büyük hayalim pisikoloi okumaktı ama olmadı başka bir bölümde okuyorum bölümümü seviyorum ileride olacağım meslekte bana mutluluk verebilecek bir meslek ama keşke o olsaydı demeden edemiyorum. Bence siz hayatı yaşıyorsunuz onca işiniz gücünüzün arasında buraya vakit ayırarak bir etkileşimde bulunuyorsunuz benim en büyük tutkularımdan birisi yazmak şu sıralar en memnun olduğum şeyde o, bana göre yazmak kalıcılıktır bu yüzden sizde yazdığınız müddetçe yaşamış olacaksınızdır. Bence ilgi duyduğunuz bir kurs size iyi gelecektir. Mutlu günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdığınız sürece yaşamış olacaksınız. Harika bir tespit kardeşim. Yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  2. Hepimizin yaşadığı bir sorun aslında bu. O kadar rutin ki hayat. Ama unutmamalı aslında rutin iyidir. Bakış açısını mı değiştirmemiz gerekir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farklı açılardan bakmayı severim. Belki de hep rutin kötüdür algısıdır böyle düşünmemin nedeni. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  3. Hayat şartları zorlaştı ve sosyal ağlar bizi eve hapsetti. Belki bundandır bilmiyorum ama genelde hepimiz aynı kaderi paylaşıyoruz. İş ve ev arasında mekik dokuyoruz izinlerde aile ziyareti veya kısa bir tatil. Hafta sonları sinemaya gidiyorsak ve akşam yemeği yiyebiliyorsak ne mutlu. Hayatı çok ciddiye almamak lazım aslında mutlu olmak için sebepler bulmaya çalışmalıyız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sebepleri çoğaltmak lazım, haklısın. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  4. Yazdığınız sürece yaşamış olmak yorumuna katılıyorum :)
    Bir nevi tükenmişlik durumu gibi. Hayatınızda küçük değişiklikler, sportif yahut kültürel faaliyetler, resim, ahşap gibi uğraşlar edinmek faydalı olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vakit bulabilsem o tip hobileri düşünüyorum hocam :) Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  5. Yok Cem, öyle olmasın. Zaman zaman bu ruh durumuna girebiliriz. Lütfen, değerli olduğunu bil, dilerim hayatını canlandıracak gelişmeler olur. Sevgilerimle kardeşim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel dileğin ve yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)