Pazar kahvaltısı...

, , 6 comments
     Pazar kahvaltısı ayrı bir güzeldir. Sabah belli bir saatte kalkmak gibi bir zorunluluğun yoktur. İstediğin kadar uyursun. Gerçi fazla da uyuyamazsın. Çalışırken bugün için, “Pazar günü saat 11:00-12:00’ye kadar yatacağım” dersin. Ama bu genelde gerçekleşmez. Saat 09:00’da ya da en fazla 10:00’da gözler açılır. Bir daha da kapanmaz. Uyuyamazsan bile yatak keyfi yaparsın. Rahat rahat gerinirsin. Evde hayat başlamıştır. Televizyon açılmıştır. Sen yine de yataktan kalkmak istemezsin. Yataktan bir süre daha gözlersin dünyayı. Yataktan televizyona bakarsın. En son kahvaltı sofrası kurulunca artık, “Hadi kahvaltıya” denir sana. Günün güzelliği ve harika hazırlanmış kahvaltı sofrası iyice iştahını açar. Gidersin bir güzel yüzünü yıkarsın.
Pazar kahvaltısı
EKMEK ALMAYA GİTMEK
     Pazar kahvaltısı için anlattığım bu senaryo, birinci senaryodur. Birde evde ekmek kalmamıştır. Ekmek alınması lazımdır. Kim alacak? Tabi ki sen. Ama o pazar günleri ekmek almaya gitmek bile ayrı bir güzeldir. Hele ki bu yaz gününde. Moralin yüksek, keyfin yerinde bir şekilde çıkarsın evden. Mahallenin bakkalına gidersin. Bakkallarda genelde kahvelerin yanında olur. Kahvelerin önünden geçersin. Kahveler doludur. Kimi yerde yaşlılar, kimi yerde gençler vardır. Muhabbetlerine bir bardak çayları eşlik eder. Ne güzel huzurlu bir tablodur bu. Bakkala gittiğinde hemen ekmek dolabına yönelirsin. Dolabın kapağını açarsın. Bakarsın ki ekmeklerin hepsi tazedir. Sanki ekmekler bile, gününü daha da güzelleştirmek istemektedirler.
TAZE EKMEĞİN SESİ
     Bakkala girersin. Bakkal ekmekleri poşete koyar. Tam çıkacakken, “Kardeşim lokumdan alsana” der. Lokumu sevmediğinden, “Teşekkürler” dersin. Ama Bakkalcı ısrar eder, “Lütfen al dostum. Çocuğum oldu da o yüzden dağıtıyorum” der. Bunları söylerken gözlerinin içinin de gülümsediğini görebilirsin. “Allah analı babalı büyütsün” dersin. Lokumdan bir parça alayım derken, üç parça yapışmış gelir. .Diğerlerini bırakayım tek parça alayım derken, “Olsun dostum olsun. Hiç ayırmaya çalışma. Senin nasibin öyleymiş” der. Gününe bir güzellik daha katar. Taze ekmeklerle eve gelirsin. Sıcacık çaylar koyulmuştur bardaklara. Geçersin yerine. Ekmeği koparırken, tazeliğini belli eden o muhteşem sesi duyarsın. Ve ailecek başlarsınız güzel bir kahvaltıya. Güzel bir pazar kahvaltısı mutluluktur.

6 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Değil mi :) Yorum için teşekkürler.

      Sil
  2. Ne güzel anlatmışsın. O üzerinden buhar tüten ekmeğin kokusu geldi resmen burnuma :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsteğim bu güzel duyguyu yaşamandı zaten :) Yorum için teşekkürler.

      Sil
  3. Kaçırmışım yayınını Cem. Maillere geriye dönük bakarken gördüm. Ne güzel anlatmışsın. Kahvaltı yapmayı çok severim. Ama sıcak ekmek alanım olmadı hiç :)
    İş hayatı böyle, pazar günleri kim bilir ne güzel gelir size. Hep neşeli kahvaltılar etmen dileklerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz sevdiklerimizle beraber musmutlu kahvaltılar yapalım :) Yorum için teşekkürler.

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)