Ramazan ayı geldi, hoş geldi...

     Ramazan ayı geldi. Dün ilk sahurumuzu yaptık. Bugün de nasipse, ilk iftarımızı yapacağız. Özlemişiz. Özlenmeyecek gibi değil ki? Boşuna on bir ayın sultanı denilmiyor. Bir kere herkes iftarda ve sahurda sofrada oluyor. Yani hep beraber, ailecek yemekler yeniliyor. Ailenin bir araya gelmesi ayrı bir güzellik zaten. Bu güzelliği bize sağlayan da, bu güzel oruç ayı. Ondan sonra bu aya özel pideler. Bu ay dışında da fırınlarda görüyorum. Satılıyor pideler. Ama bu ay dışında almanın bir tadı yok. Yorgun argın sahura kalkmalar. Gözünü açamadan bir şeyler yemeye çalışmalar. Dakikalar ilerledikçe uykunun açılması. Susuzluğu hissetmemek için çay içmeler.

Ramazan ayı, Ramazan ayı güzellikleri, yaşadıklarım

“OKU HOCA ARTIK” DERSİN
     Ramazan ayı, sofrada ezanın okunmasını beklemek, ayrı bir güzel. Artık açlık ve susuzluk had safhaya gelmiştir. Sofra da kurulmuştur. Yemekler sana, sen yemeklere bakıyorsundur. “Oku hoca, oku hoca” dersin. O kadar açsın ve susuzsundur ki. Ezan okunduktan sonra, sanki bir damacana suyu içsen, ancak suya kanacağını zannedersin. Ya açlık? Hiç doymayacağını zannedersin. “Bu sofradakilerle doymam ben” dersin. Ama ezan okunup, oruçlar açıldıktan sonra da bir bakarsın ki. Hiç de düşündüğün gibi olmamış. En fazla iki bardak suda kesilirsin. Sözde bir damacana su yetmeyecekti sana. Sofradaki yemekler kalır. Aldığın  pideler bitmez. Hani dünyaları yesen doymazdın. İnsanoğlu işte. Hele ki iftar sonrası çay yok mu? Candır can. İlaç gibi gelir insana.
AÇLIK VURDU ŞU AN
     Benim bu ayda takip ettiğim hoca, Nihat Hatipoğlu’dur. Tabi sadece benim değil, ailecek. Şimdi yine Nihat Hoca hakkında, kim bilir neler neler söylenecek? Bana kendisi samimi geliyor. Tabi izlemeyenlere de saygım sonsuz. Bu benim kararım. Samimiyeti, insana ve çocuklara yaklaşımı hoşuma gidiyor. Bu yazıyı yazarken, saat daha 18:00. Yani Düzce için iftara, daha 2,5 saat var. Şu an susuzluğu o kadar çok hissetmiyorum da. Açlık vuruyor 😂 Sanırım sofradaki yemekler bana yetmeyecek 😃Peki sizi en çok açlık mı, yoksa susuzluk mu zorluyor? Ailenizle, sevdiklerinizle beraber, güzel bir ramazan ayı geçirmenizi dilerim. 

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

6 yorum:

  1. Samimi, sıcak bir ramazan yazısı olmuş, zevkle okudum. İlerleyen günlerde, açlık,susuzluk kısmından derinlere iniş başlayabilir, çünkü nefsi iyice terbiye ettik daha içsel keşifler başlar. Hepimize çok derinlere inmek de nasip olsun, öyle bir derin ki boğulmak yok aksine yüzeylerde kalmak boğuyor bizi. Ramazanınız mübarek olsun, Allah kabul etsin. Selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin. Çok teşekkürler yorum için.

      Sil
  2. Susuzluk daha bir zor geliyor bana. Yemeğe fazla düşkün olmadığım için açlık bana zor gelmiyor. Fakat akşama doğru biraz halsizlik oluyor. Güzel ay yine de. Sahip olduğumuz nimetlerin değerini daha bir anlıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açlık ve susuzluk zorluyor, evet. Ama Ramazan ayı bir başka güzel. Yorum için teşekkürler.

      Sil
  3. Çok samimi bir yazı olmuş. Bence de çok güzel ama of tutamıyorum:( İnşallah yarın tutacağım. Bu arada dün bir çocuk nasıl acıkmışsa ezanı kendi okuyordu:D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeki çocukmuş :) Yorum için teşekkürler :)

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)