Yaşlılık, ne kadar da zor...

     Parmaklarınızı çıtlatma gibi bir alışkanlığınız var mı? Benim var. Bir zamanlar, günde baya bir çıtlatırdım. Ama sonra okuduğum bir haber nedeniyle, daha az parmak çıtlatmaya, hatta tamamen bırakmaya karar verdim. İleride eklem hastalıklarına neden oluyormuş. Tamamen bitirdiğimi söyleyemem. Ama azalttığımı söyleyebilirim. Dini açıdan bakıldığında da uygun olmadığını duymuştum. Ama neden uygun değil, parmak çıtlatınca ne oluyordu, onu hatırlamıyorum işte. Bazen bu çıtlatmaktan mı oluyor bilmiyorum, parmak eklemlerim ağrıyor. Şimdiden böyleyse, ileride kim bilir nasıl ağrı yapar? Parmak çıtlatma, bir noktadan sonra alışkanlık haline geliyor. İnsan sonra, ha deyince de bırakamıyor.
parmak çıtlatma, yaşlılık, banka reklamları, güncel
                                                    YAŞLILIK NE ZOR YA
     Gördüğüm yaşlılara dikkat ediyorum da, yaşamları ne zor ya. Yavaş yavaş, adım adım yürüyebiliyorlar. Gençliğinde ne kadar yıpranmışsa, yaşlılıkta da o kadar hastalıklarla boğuşuyorlar. Acaba çocuklarına yük olduklarını düşünüyorlar mıdır? Yemek istese, ilaçlarını istese, çay istese. Acaba bir çekingenlik duyuyorlar mıdır bunları isterken? “Acaba bu söylediklerim evladıma ağır geliyor mu?” diye, soruyor mudur kendine. Ya da gelinin eline baktığını düşünsenize. O daha kötü. El kızı sonuçta. Laf eder mi eder. O yüzden, Allah hiçbir zaman kimseyi, kimseye muhtaç etmesin. Hele ki şu yaşlılıkta. Kendi kendine yemeğini yemesi, kendi tuvalet ihtiyacını karşılaması, yani kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, büyük bir nimettir. Eğer nasip olurda yaşarsak, Allah hepimize, kimseye muhtaç olmayacak bir yaşlılık dönemi nasip etsin.
                                                SANKİ HİÇ ÖDENMEYECEK
     Banka reklamlarını görüyorsunuzdur. Eee, neymiş efendim, kredi alıyormuşsun. Sonra, o krediyi üç ay sonra ödemeye başlayacakmışsın. Reklamdaki millet de, çılgınlar gibi seviniyor buna. Öyle bir seviniyorlar ki. Sanki üç ay sonra ödemeye başlamayacaklar da, hiç ödemeyeceklermiş gibi seviniyorlar. Acayip sinir oluyorum bu duruma ya. Milleti aptal yerine koyuyorlar resmen. Gerçi böyle milleti aptal yerine koyan reklamlar yapsalar da, millet olarak mecbur yine gidip alacağız. Düzen böyle. Ama yine de bunu, gözümüze soka soka yapmalarına katlanamıyorum ya. Zaten şu anda bankaya kredi borcu olmayan adam bırakmamışlar. Herkes bankalara çalışıyor. Doğru dürüst bankayla işi olmayan ben bile. 

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

12 yorum:

  1. Yaşlılık gerçekten zor. Ne yazık ki hiç yaşlanmıyacak gibi yaşıyor, bedenimizi hırpalıyoruz. Allah tüm yaşlıların yardımcısı olsun... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin, amin. Evet, vücudumuzu tabiri caizse hor kullanıyoruz. Sevgiler.

      Sil
  2. Yaşlılar aynı çocuk gibi oluyorlar. İnsan yoğun bir merhamet duyuyor. En kolay yaşlılık bile sıkıntılarıyla geçiyor ama yalnız bir yaşlı olmak en zorudur herhalde. Hayırlı evlat derler ya, hastalık vs neyse ama yalnızlık ve ilgisiz kalmak en zor tarafı herhalde yaşlılığın. Ne yalnız kalalım ne de bir an bile yalnız bırakalım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşlılıkta birde yalnız kalmak var tabi. Koca dünyada tek başına. Beterin beteri var. Allah hepimiz için hayırlı bir yaşam nasip eylesin.

      Sil
  3. Banka beni arar efendim krediniz var gelin alın. Beni de alırım ama geri odeme yapmam diyorum iyi günler diyip kapatıyoruz ertesi gün yine arıyorlar. Benden yine aynı cevap.

    YanıtlaSil
  4. ben de korkuyorum yaşlılıktan, alsında yaşlanmakatan değil, başkasına muhtaç olmaktan.şuan hızlı hızlı koşarken bir yaşlı grünce ne hissettiğini düşünüyorum hep

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen bende senin gibi düşünüyorum bir yaşlıyı görünce. O nedenle bu yazıyı yazmak geldi aklıma. Allah kimseyi, kimseye muhtaç etmesin.

      Sil
  5. Parmak çıtlatma gibi bir alışkanlığım olmadığından bilemiyorum fakat bu tarz şeyler insanlarda takıntı haline dönüşebiliyor ve gerçekten çok can sıkıcı bir duruma sebep oluyor. Yaşlılık konusunda söylediklerinize harfi harfine katılıyorum. Rabbim kimseyi elden ayaktan düşecek duruma getirmesin. Maalesef her evlat hayırlı değil ki rahat etsinler... Ki evlat hayırlı bile olsa çok zor bir durum ya. Düşünsenize. Yatalaksınız ve tuvaletinizi bile evlatlarınız olmadan yapamıyorsunuz. Utanç verici... Rabbim yaşamın da ölümün de hayırlısını versin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yemeğini yiyememek, tuvaletini yapamamak. Allah düşürmesin. Sağlık en büyük nimet ya.

      Sil
  6. Yaşlılık konusunda size katılıyorum ama gelin el kızı demissiniz o hiç hoş olmamış sizinde anneniz bir zamanlar gelindi el kızı evet ama oda insan insan ne ekerse onu biçer saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık evlenecek kızların ilk şartı ayrı ev. Kaynana ile beraber yaşamak istemiyorlar. Şimdi hal böyle iken bir yaşlının böyle düşünmesi normal değil mi? Tabi ki istisnalar vardır. Ama şimdikilerin geneli böyle. Ne ekerse onu biçer sözünüze yüzde yüz katılıyorum. Kaynanasına nasıl davranırsa gün gelip kendisi de aynı davranışla karşılaşır. Yorumunuz için teşekkürler.

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)