Kar tanelerinin hissettirdikleri...

     İşyerinde içerisi sıcak olunca, camı açtılar. Benim arkam cama dönüktü. Baktım yanımdakiler, kardan falan bahsediyorlar. Hemen kafamı çevirdim, “Aaa kar yağıyor” dedim. Hem de pala pala cinsinden. Kaç günden beri televizyonların bahsettiği kar, sonunda gelmişti. Bu arada bu kar, yılın ilk karı. Aslında daha önce her tarafı bembeyaz görmeliydik ama, şu küresel ısınma falan, mevsimler değişti. Artık neyin ne zaman olacağını kestiremiyor insan. Doğru dürüst kar yağmadan, kış geçebiliyor ya da doğru dürüst sıcak olmadan da yaz. Haziran ayında soba mı yakılır ya. Gerisini siz düşünün. Ama kar yağması, bir yandan da iyi oldu, soğuk kırıldı. Dün ne soğuktu öyle. 

kar, çocuk olmak, yılın ilk karı, yaşadıklarım
Kar, ne güzel de yağıyorsun

                                                SOKAK LAMBASI VE KAR
     Servisten indim, eve gidiyorum. Kar yağmaya devam ediyor. Sokaklar bomboş. Yerler daha yeni yeni kapanıyor. Yine sokak lambaları sarı sarı yanıyorlar. Onlara kar taneleri eşlik ediyor. Nedense bu görüntü bana hep aşkı, sevdayı anlatır. Daha çok da mecburen ayrılmış, kavuşamamış sevgilileri. Benden önce o sokaktan biri geçmiş. Ayakkabı izleri daha yeni yeni kapanıyor karla. Bende yürürken arkama baktım, bıraktığım izlere. Özlemişim karda yürümeyi. Ardımda ayakkabı izlerimi bırakmayı. Eve geldim. Bizimkiler, “Karı da beraber getirdin” dediler. Şu an kar yağışı devam ediyor. Çatılar az biraz doldu. Ama sabaha kadar her tarafı doldurur mu, bilinmez. Şimdilik yavaş bir tempoda yağıyor.
                                         ÇOCUK OLACAKSIN ŞİMDİ ÇOCUK
     Yağan karı izlemek, huzur veriyor insana. Bu yazıyı yazarken, bir yandan da müzik dinliyorum. Hele birde slov şarkılar çıkınca, eski anılarım depreşiyor. Karla ilgili güzel anılarım geliyor aklıma. Ve karla ilgili yazdığım bu yazının, kim bilir kaçıncı yazı olduğu. Yaşamanın güzel yanlarından biri de bu. Kar yağıyor diye sevinmek. İlkbahar geldi diye sevinmek. Yaz geldi diye mutlu olmak. Sonbahar, hüzün ayı olmasına rağmen, onu bile yaşamayı istemek, özlemek ve yaşamak. Bilmiyorum, yetişkin olarak yağan bu karın tadını ne kadar çıkarabiliyoruz. Çocuk olmak lazım ya çocuk. Kar yağıyor diye havalara uçmak ve gözlerin parlaması. Anne, babaya, dedeye herkese, “Yarın kar topu oynayacağız tamam mı?” demek.

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

10 yorum:

  1. Burada öyle fırtına var ki arkası kesin kar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiye çoktan yağmıştır bile :)

      Sil
  2. Çok güzel ya, ben hatayda yaşıyorum buraya 3 yılda bir falan kar yağıyor o da biraz yani ama yinede görüyoruz bazı yerlere hiç yağmiyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman kar yağınca siz daha da çok seviniyorsunuzdur :)

      Sil
  3. Kar çok güzel yaaa... Bir de İstanbul'a çile olmasa daha bi sevilesi... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul sanırım karsız da çileli :)

      Sil
  4. Ankara'da azıcık uçuştu kar ama yağmaktan vazgeçti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o fragmandır film belki de başlamıştır :)

      Sil
  5. Çocuk olmak gerçekten güzel olur da ben yine de çıkmam üşürüm yaaa :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En iyisi sıcacık, camdan yağan karı izlemek :)

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)