Uzun yol seyahati, nasıl duygular yaşatıyor?

     Bugün uzun yol seyahati yaptım. Düzce’den Kırıkkale’ye. Bir arkadaşın arabasıyla gittik. Benle beraber üç kişiydik. Gidiş 5 saat, geliş 5 saat, toplamda 10 saatlik bir yolculuktu. Ben gündüz yolculuğunu severim. Ama gece yolculuğunu daha çok seviyorum. Ben arka koltukta tek başıma oturuyordum. Akşam olmuş, ışıklar yanmıştı. Radyo desen, yayın bir gidip bir geliyordu. Şoförün yanında oturan arkadaşım uykuya geçmişti. Arabanın çıkardığı tek düze ses, insanı uykuya çağırıyordu adeta. Biraz koltukta aşağıya kaykıldım ve gözlerimi kapattım. Kendimi o sesi dinlemeye verdim. Belli bir süre sonra uykuya geçtim. Ama arada yine gözlerimi açıp bakıyordum etrafa. Yine yanımızdan geçen arabaların seslerini duyup, otoyol lambalarının aydınlattığı yola bakıp, gözlerimi tekrar kapatıyordum. 

uzun yol seyahati, yaşadıklarım, Düzce-Kırıkkale yolculuğu


                                    NEREYE GİDİYOR BU İNSANLAR ?

     Uzun yol seyahati yapmayı özlemişim. Bir ara radyo kesilmeden çalışmaya başlamış. Tekrar gözlerimi açtığımda duydum. Kendimi bu sefer de bu müziğe verdim. Ve yeniden gözlerimi kapattım. Sonra otomobili kullanan arkadaşa bir telefon geldi. Bende o sese uyandım. Ön koltuktaki arkadaşım da uyanmıştı. O telefondan sonra da ne o arkadaşım, ne de ben uyuyamadık. Yolu izlemeye koyuldum. Yanımızdan vızır vızır arabalar geçip gidiyordu. E yan taraftaki yolda öyleydi. Ön tarafta oturan arkadaşıma, “Abi bu kadar insan nereye gidip, nereye geliyor böyle?” dedim. Arabayı kullanan arkadaşımla beraber güldüler. “Herkesin bir işi gücü var be oğlum” dedi.

                                     EVLERDE YAŞANAN HİKAYELER
     Saat 21:00 olmuştu ama biz hala yollardaydık. Ankara’dan çıkmak, Bolu’ya girmek üzereydik. Dışarıyı seyrederken yan yana, iki koca apartman gördüm. Ve bu iki apartmanın dairelerinin büyük çoğunluğunda ışıklar yanıyordu. Ön taraftaki arkadaşıma döndüm, “Akşam oldu. Dairelerin ışıkları yanıyor abi” dedim. Sonra biraz durdum. “O evlerde kim bilir ne hikayelerdir vardır be abi?” dedim. Sıra sessizlikteydi. Sessizliği arabayı kullanan arkadaşım bozdu. “Ben gece yolculuğunu seviyorum. Gerçi gündüz yolculuğunuda seviyorum” dedi. Akşam 19:00’da Kırıkkale’den çıkmıştık. Gece 23:00’de Düzce’nin, Çilimli ilçesinde olduk. Yaşanılan her duygunun ayrı bir güzelliği var. Uzun yolculuklarında. Uzun yol seyahati yaptıktan sonra benim  gözlemlediklerim, yaşadığım duygular böyleydi.

Foto kaynak: https://www.flickr.com/photos/aigle_dore/14274177636/sizes/l


Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

18 yorum:

  1. Uzun seyehatlari ben de severim. Büyü gibi bir şey. :))

    YanıtlaSil
  2. Ben de otobüs yolculuklarını severim.Gündüz dışarı bakarak gitmek,kitap okumak,uyumak hoşuma gider.

    YanıtlaSil
  3. O dışarıdan ışık ışık gözüken dairelerin öyküsünü zaman zaman yazdım. Biri de böyle uzun yolcuları konu alıyor; "Şehrin ışıl ışıl sözcükleri; kapkaranlık yalnızlığı". Okumak güzeldi o bilmediğimiz, hiç bilemeyeceğimiz öykülere değinmeyi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin gözünüzden okumak da ayrı bir güzel olur eminim :)

      Sil
  4. Fotoğraf çok güzel.

    Korkmadın mı arkadaşın direksiyonda uyuyakalır diye.
    Eminim ben korkar, gözlerimi yummazdım.
    :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğini hiç düşünmedim değil :) Ama uykuya dayanamadım :)

      Sil
  5. Uzun yolculuk yapmadım yalan yok ama kısa mesafelerde hoş birşey bence :)

    YanıtlaSil
  6. Uzun yol bambaşka ya. İnsana yazdırdıkları. Ah be ben de çok severim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam bir şiir gibi anlatmışssın :)

      Sil
  7. Gerçekten Emre oğlum şiir gibi yorumlar yapıyor artık.
    Cem yolculukları o kadar severim ki, uzun ve kısa olmak üzere çok yolculuk yaptım.Ama son on sene haricinde hep mecburi yolculuklardı.Otobüste önde oturmayı sever ve sürekli şoförü denetlerdim.Uykuyu sürekli ötelerdim.Çocuklarım, onlar içindi çabam.Tren yolculuğunu çok severim.Artık uçağı seviyorum.Dillendirmekten bile korkardım.Şimdi hiç korkmuyorum.Çok güzel anlatmışsın.Hele gördüğün o yanyana apartmanlar ve içindeki hayatlar.Ne ilginç gerçekten. Sevgiler Cem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O apartmanlar, evler. Her zaman düşünürüm içindeki insan hikayelerini. O apartmanlari görünce özellikle belirtmek istedim yazida. Sevgiler

      Sil
  8. uzun yolculuklar.. alcan fotoğraf makineni. hiç de söylemedin abi :)

    YanıtlaSil
  9. uzun yolculukların güzel tarafı insana düşünmek için uzun zaman yaratıyor olması. günlük hayatta koştururken bazen düşünmeye bile vakit kalmıyor. ayrıca yolculukların en sevdiğim kısmı, yoldayken kendimi araftaymış gibi hissetmem. tanımlı iki nokta arasındaki "tanımsız alan" bana göre yolculuk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok iyi anlatmışsınız. Teşekkürler.

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)