Darbe girişimine dair sorduğum iç sızlatıcı sorular...

     Bu darbe girişiminden sonra ülke olarak ne tadımız kaldı, ne tuzumuz. Hiçbir şeyden zevk almaz olduk. Ben bile ne okumaktan zevk alıyorum, ne de yazmaktan. Devamlı aklımda o gece ve yaşananlar var. Askerin halkına ateş açması geliyor aklıma. Tankla vatandaşının üzerinden geçmesi geliyor aklıma. Helikopterden halkına bomba yağdırması geliyor aklıma. Bu milletimiz için bir travmadır. Ve hiç unutulmayacak bu yaşananlar. Hala o akşama dair görüntüleri izleyince, o geceyi tekrar yaşıyormuşum gibi hissediyorum kendimi. Her şeyin olduğu gibi bu durumun ilacı da zaman. Bunun yanında darbecilerin hepsinin yakalanıp, cezaevine konması. Büyük bir operasyon başlatıldı zaten. Kim var kim yok hepsi yakalanıp adalete teslim ediliyor.
darbe girişimi, genelkurmay başkanı

                                                  AKLIMDA DEVAMLI AYNI SORU
     Yapılan bu operasyonlar endişemizi hafifletiyor. Bu noktadan sonra bir daha, böyle bir şeye kalkışacak hallerinin kalmadığını düşünüyorum. Bir daha millete böyle bir şey yaşatamayacaklar. Gün boyu haberlerde o akşama dair yeni yeni görüntüler paylaşılıyor. İnsan gördüklerine inanmakta zorlanıyor. “Bu ne vicdansızlıktır” demeden duramıyor insan. Köprüde, gelen vatandaşların üzerine ateş açarken ki görüntüler vardı. Elinizdeki silahlar kuru sıkı değil. Bildiğin gerçek mermi. Nasıl gözünüzü kırpmadan halkın üzerine ateş açabildiniz? Artık o akşama dair, bu iç sızlatıcı görüntüleri izlemeye gönlüm el vermiyor. Yüreğim daralıyor o görüntüleri izledikçe. Defalarca soruyorum kendime, “Bir asker bunu halkına nasıl yapar?” diye.
                                                               BÜYÜK İHANET
     Yine ilk defa yayınlanan görüntülerde gördüm. Vatandaşlar Genelkurmay’a girmişler. Cep telefonuyla kameraya almışlar kendilerini. Darbecilerin elinde olan Genelkurmay Başkanı’nı arıyorlar oda oda. Normalde o Genelkurmay binasına bırakın içeri girmeyi, kapısına yaklaşabilir miydi hiç kimse? Durum o kadar vahim ki. Kimsecikler yok ortada. Bu bile ne kadar büyük bir olay yaşadığımızın göstergesi. Bir de Genelkurmay Başkanı’nı düşünsenize. En yakınınızdaki insanlar darbeci çıkıyor. Emireri, yaveri. Onları görünce beyninden vurulmuşa dönmüştür. İlk yalnız kaldığı anda çok düşünmüştür bunu. Belki de, “Onları nasıl anlayamadım?” diye sormuştur kendine. Bu noktadan sonra kolay kolay kime güvenebilir Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar. Millet olarak büyük bir olay atlattık. Milletimize tekrar geçmiş olsun.

Foto kaynak:Pixabay.com

Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

     

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

4 yorum:

  1. Çok üzücü olaylar. Büyük bir travma. Yıl 2016 olmuş hala darbe konuşmak zorunda kalıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilerim bir daha konuşmak zorunda kalmayız.

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)