Goethe, aşk acısını anlatmış kitabında...

     Günlük olarak edebiyat sitelerini takip etmeye çalışıyorum. Her önüme geleni değil tabi. Her yönüyle kalitesini belli eden siteleri takip ediyorum. Ben bir okur olarak yazarların hayatlarını da merak ederim. Bir kitabı hangi duygularla yazdıklarını. Ya da bir kitabı ona yazdırmaya iten olaylar silsilesini de öğrenmek isterim. Edebiyat siteleri bu yönden istediklerimi karşılıyorlar. Bugün Goethe hakkında bir yazı vardı bir tanesinde. Genç Werther’in Acıları kitabı hakkında. Ben bu kitabı okumadım. Ama okumayı çok istiyorum. Zira çok bahsediliyor, çok anlatılıyor bu kitap. Genç Werther neden acı çekebilir? Genç bir adam neden acı çekebilirse ondan. Yani aşktan.
goethe

                          GENÇ BİR YAZARDAN AŞK ACISINI ANLATAN BİR KİTAP
     Genelde yazarlara sorulan sorudur. Hem de bıkmadan sorulur. “Kitapta anlattığınız şeyleri yaşadınız mı?” diye. Bir soru daha var klasik. Hazır yeri gelmişken onu da atlamayalım. “Romanın ana karakteri ne kadar sizden? Ya da siz ondan ne kadarsınız?” sorusudur, ikinci sorulan da. Peki Goethe aşk acısı çekmiş mi? Çekmiş. Bazı yaşadıklarını almış romana koymuş. Goethe bu romanı yazdığında daha 25’indeymiş. Çok genç değil mi? Kitap çıkar çıkmaz sadece Almanya’da değil, tüm dünyada ses getirmiş. Ne kadar da aşk acısı çeken varmış değil mi? Peki bugün bu sayı azaldı mı? Hayır. Hala en çok dinlenen şarkılar aşk şarkıları. Hala en çok satan kitaplarda aşk zirvelerde.
                                                    AŞKLA DÖNEN DÜNYAMIZ
     Geçmişten bugüne baktığımızda değişmeyen tek şey aşk acısı. Aşk mutluluk vaat etmiyor galiba. Ama buna rağmen hala peşinde koşmuyor muyuz? Bu açıdan baktığımızda aşkın peşinde koşanlar olarak bizler, mazoşist miyiz sizce? Bugün Goethe’nin kitabıyla ilgili yazıyı okuduktan sonra kafamı kurcaladı bu sorular. Şöyle bir kanıya vardım. Dünya, aşkla dönüyor. Hepimiz aşkın peşinde dönüyoruz. Hepimizin içinde aşk denen bu coşkun duyguyu yaşamak için can atan bir yanımız var. Sonunda aşk acısı çekme ihtimali olsa da yine de yaşamak istiyoruz. Ama gördüğüm kadarıyla aşkı herkes yaşayamıyor. Tam olarak neden olduğunu bilemesem de sadece belirli kişiler yaşıyor aşkı. Düşünmeye başladınız mı ardı ardına düşünüyorsunuz böyle işte. Acaba Werther nasıl yaşadı aşk acısını? Goethe nasıl yazdı, nasıl anlattı kitabında? Acaba bir Alman aşk acısını hangi kelimelerle ifade eder? Aşk acısını nasıl yaşar? Bu sorular da aklıma gelmiyor değil. Peki sizler kitap ve aşk hakkında neler düşünüyorsunuz?

Foto kaynak:Pixabay.com


Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

8 yorum:

  1. 'Genç Werther'in Acıları'nın operasına gitmiştim. Çok ama çok güzeldi..Herkesin hoşuna gitmeyebilir çünkü biraz ağırdı. Aşk hakkında düşüncelerime gelince 'yaşam kaynağım' diyebilirim. Bu konuda milyonlarca şey yazıp, söyleyebilirim yada benden önce benim gibi düşünüp hissetmiş olan Ümit Yaşar'ı okuyabilirim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba hepimizin yaşam kaynağı :) Ümit Yaşar Oğuzcan tutkunu birini görmek ne güzel. Benim de çok sevdiğim iki şairimden biridir. Yorum için teşekkürler

      Sil
  2. Kitabı okumadım, fikrim yok haliyle. :)
    Aşk bence insanın ulaşılmazı. Yani hep olmak istediği ama hiçbir zaman tam olarak tatminine varamadığı bir duygu. Tarifi çok zor, biraz da göreceli. Aşk işte budur diye kestirip atılabilecek bir şey değil bana göre. Ama kesinlikle gerekli, hiçbir insan kaçamaz ondan, bir şekilde karşılaşır. Onunla yücelir, onunla alçalır. Gelgitlerle dolu, tezatları bir araya getiren, insanı sarsan kuvvetli bir his. Belki de Yağmur Yağar'ın dediği gibi "yaşam kaynağı". :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşkı güzel tanımlamışsın :) Yorum için teşekkürler

      Sil
  3. Ah ve ah Cem kardeşim.Aşk hayatın kendisidir.Tam ve mutlu biri olman için önce biz olmayı istemektir.Eğer hayatında aşkı hiç yaşamamış birileri varsa dilerim yaşarlar.Serhat ile Yağmur'un yorumlarından etkilenmemek için yukarı çektim sayfayı, görmeden yazıyorum.Onların ikisini de çok seviyorum.İşte kardeş aşkı. Ama iki cinsin birbirlerine meftun olması kadar heyecan verici, güzel bir şey var mıdır?Benim kitabım da birebir yaşadığım aşkı anlatır.Şu anda yazacağım o kadar çok şey birikti ki...Faydası çok, öncelikle yazdırıyor aşk.O acıları yaşamak, duygu fırtınalarında savrulmak gerek.Acısı bile güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşkı ne güzel de anlattıniz. Teşekkürler

      Sil
  4. Bu yazarı biliyorum ve seviyorum yazınız için size minnettarım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler bu güzel yorumunuz için.

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)