Baştan savma kitap yazmak...

     Bazı kitaplar vardır. Yazarın, gazetelerde ya da dergilerde yazdığı yazıların toplandığı kitaplar. Ben bunlara kitap olarak bakamıyorum. Nasıl kitap olarak bakayım ki? Çünkü ortaya yeni bir şey koymuyor. Daha önceki yazıları toplamışlar, kitap yapmışlar. Sanki kitap yapmak için yapmışlar gibi. Eski yazıların toplamından bence kitap olmaz. Tamam, makalelerden oluşan bir kitap çıkartabilirsiniz. Ama o makalelerin, daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olması gerekir. Gerekirse, sadece o kitaba özel makaleler yazılmalıdır. Yeni bir şeyler ortaya koymuş olursunuz. Ben kitaplarda devamlı yenilik bekliyorum. Yeni düşünceler, yeni anlayışlar. Kütüphaneye gittiğimde de, kitapların arkasına bakarım. “Eski yazılarından derlenmiştir” ifadesi gördüğüm anda, bir soğuma gelir bana.

                                               KİTAP ÇIKARMADA KOLAYCILIK
     Kitabı aldığım gibi yerine bırakırım. “Kitap çıkarmada kolaycılık nedir?” diye sorsanız. Bu tür kitapları örnek gösteririm size. Baştan savma geliyor bu tür kitaplar bana. Yahu sadece kitap çıkartmış olmak için kitap çıkartılır mı? Ama çıkartılıyor işte. Bu tür kitaplar beni rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığımı yazarak, sizlerle paylaşmak istedim. Ben, her yazarın ortaya koyduğu yeni eserde bir orjinallik arıyorum. Biliyorsunuz bizim ülkemizi. Bir şey çok popüler oldu mu, çok tuttu mu, hemen onun gibi binlerce kopyası türer ortalığa. Bu her şeyde olduğu gibi, kitap dünyasında da böyle. Bir tür tuttuğu zaman, hemen o türde kitaplar istila ediyor kitapçıları. Bence hepsi boş kitap. Hatta ve hatta çöp kitap.
                                       ESKİ YAZILARDAN DERLEMEYE KARŞIYIM
     Neden bu kadar çok detaya girdim? Bu konudaki hassasiyetimi tam olarak anlatabilmek için. Bu nedenledir ki,  önüme gelen her kitabı okumam. İçerik önemlidir benim için. Derleme ifadesini gördüm mü, tüylerim diken diken olur. Bir yazar, her zaman yenilik peşinde koşmalıdır. Yayıncı gelip, “Ya bayadır kitap çıkarmıyorsun. Gazete veya dergi yazılarından bir derleme yapalım. Kitap basalım” dediğinde, önce yazarın kendisi karşı çıkmalı bu duruma. “Ben okurlarıma her zaman yeni düşünceler paylaşmak isterim. Eski yazılarımı tekrar basmaktan imtina ederim” demeli. Bu düşüncedeki bir yazar, devamlı yeni düşünceler peşinde koşar. Yeni hikaye, yeni roman. Çok da ısrar ederse yayıncı. Yeni makaleler kaleme almalı, yeni kitap için. Gerçi her yazarın, kıyıda köşede karaladığı şeyler vardır. İşte onların içinden derleme yapabilir bak. Çünkü onları hiç birimiz bilmiyoruz. Bu konuya katkılarınızı bekliyorum.

Foto kaynak:Pixabay.com


Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yapmak ister misin :)