Okuduğum Şehsuvar Sami değil, bendim...

     Aklıma domuzcuk geldi. Hani şu Sineklerin Tanrısı’ndaki çocuk. Aklın ve mantığın sesi. Sizin de böyle zaman zaman okuduğunuz romanlardaki karakterler aklınıza geliyor mu? Evet, o kahramanların bir kimlikleri ya da yaşadıkları bir ülke veya bir evleri yok. Onların ikamet yerleri hayal dünyamız. Yazarlık bu yüzden büyük bir olay ya. Düşünsenize bir kitap yazıyorsunuz ve oluşturduğunuz karakterler milyonlarca insanın kalbine, ruhuna dokunuyor. Bu karakterlerin arasına Şehsuvar Sami’yi de ekledim, dün evvelsi günü. Sonunda Elveda Güzel Vatanım da okuduğum kitaplar arasındaki yerini aldı. Sadece Şehsuvar Sami değil tabi. Ester de, Fuat da. Şehsuvar Sami ile Fuat arasındaki o arkadaşlığı sevdim. Sonra sanat üzerine saatlerce konuşmalarını.

                                            ŞEHSUVAR SAMİ BEN MİŞİM GİBİ OKUDUM
     Sonra Ester ve Şehsuvar Sami arasındaki aşk. Ve bu kitapta da kadınların her zaman mantıkla hareket ettiği bir kez daha, biz erkeklerin suratına çarpıldı. Kadınlar bizim gibi değiller. Biz koskoca adamlar, çocuklar gibiyiz. Ama kadınlar öyle mi? Onlar her zaman mantıklı kararlar alıyorlar. Tabi ayrıldıkları için onlar da çok üzülüyorlar. Ama mantığı ön plana alıyorlar. Kitap bittiğinden beri kitabı düşünüyorum. Okurken bazı yerler çok dokundu bana. Özellikle Şehsuvar Sami’nin Ester’e özlem duyduğu satırlar, anlattığı güzel anılar. Beni aldı kendi sevda dünyama götürdü. Onla beraber üzüldüm. Onlar beraber sevindim. Bir an okuduğum Şehsuvar Sami değil de bendim.
                                                      KENDİME SORDUĞUM SORU
     İşte böyle. Şehsuvar Sami de artık benim hayal dünyamın bir parçası. Hem de en önemli parçalarından biri oldu. Çünkü onun gibi benimde yarım kalan bir sevdam var. Ben de onun gibi pişmanım. Ben de onun gibi ölesiye kadar, bu sevdayı içimde taşıyacağım. Şehsuvar Sami benim gibi bi dünya erkeğin içindeki dökmüş satırlara. Domuzcuk’tan buralara geldik işte. Sizin sevdiğiniz kahramanları da duymak isterim açıkçası. Tabi ki insanın en çok da, en son okuduğu kitaptaki kahramanlar insanın aklını allak bullak ediyor. Okumaya başladığım ilk günden başlayarak kitabın bütününü kafamda evirip çeviriyorum. Gün gün kitabı okumamı, gün gün hikayenin içine girmemi anımsıyorum tekrar tekrar. Kitap bittiğinde sorduğum soruyu şimdi de bir de, sizin huzurunuzda soruyorum kendime, “Acaba kitabı tekrar okumaya başlayıp bu macerayı, bu aşkı yeniden yaşasam mı?”.

Foto kaynak:pixabay.com


Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yapmak ister misin :)