Hızlı okuyamama...

       İlkokul ya da ortaokulda- şimdi tam hatırlamıyorum hangisiydi- okuma yarışmaları yapardık. O zamanki Türkçe kitabından bir okuma parçası seçerdik. Ve bir dakika süre tutardık. O sürede en çok okuyan yarışı kazanırdı. Kelime kelime sayardık. Bir dakika içinde ne kadar okuduğumuzu. Ben çok zevk alırdım okuma yarışmalarından. Ama başarılı olduğumu söyleyemem. Ne kadar hırs yapsam da arkadaşım Tarık beni geçerdi. Tarık da öyle böyle biri değildi hani. Lisede kompozisyonlardan hep 100 aldı sonra. Tam edebiyat hocası olacak tip vardı adamda. Aynı zamanda akraba oluruz kendisiyle. Ama kader işte. Nasip olmadı. İşte böyle bir adamı geçmeye çalışıyordum okuma yarışında.

     ÇALIKUŞU'NDAN HARİKA BİR
                BÖLÜM OLURDU
      O zamanki Türkçe kitaplarımıza da hayrandım. Az önce bahsettim size bir okuma parçası seçerdik diye. İşte o okuma parçaları genelde bir romanın bir iki sayfasıydı. Öyle oldukları için çok severdim o okuma parçalarını. Örnek vermek gerekirse. Mesela Sinekli Bakkal'dan bir bölüm. Ya da Çalıkuşu'nun en güzel yerlerinden, okumaya doyulmaz bir parça. O günlerden aklımda kalmadır Çoban Çeşmesi şiiri. O zamanki kitaplar farklıydı. Şimdikiler de aynı tatta mı bilmiyorum tabi. Gerçi bu zamanda hiç bir şey eskisi gibi değil. O kitaplara özel bir yazı yazmak lazım. Çünkü üzerine yazılar yazılacak kadar güzeldiler. Bu arada eskileri niye bu kadar çokça özlüyoruz sizce?
KELİME KELİME OKUYORUM HALA
       Kitapları hızlı okuyamama durumum hala devam ediyor. Hızlı okuma yazılarında, "Kelime kelime okumayın" derler hep. Ben bir türlü bu alışkanlığı gözlerimden atamadım. Kelime kelime okuyorum hep yazıları. Öyle dedikleri gibi iki-üç kelimeyi aynı anda görüş alanıma alamıyorum. İlk başlarda alıyorum aslında. Ama sonra bir bakmışım ki yine kelime kelime okumaya başlamışım. Mehmet Ali Birand bir röportajında söylemişti rahmetli, "Hızlı okumanın çok faydasını gördüm" diye. Günümüz insanının zamanı az çünkü. Az zamanda çok iş yapmaya programlandık hepimiz. Aslında hızlı okuma çok istediğim bir şey. "Daha fazla kitap, daha fazla kitap" diye ruhum debelenirken özellikle. Şimdi zamanım yok. Eğilemiyorum bu hızlı okuma meselesine. Gün gelip hızlı okuyuncaya kadar kelime kelime okumaya devam.

Foto kaynak : pixabay.com

Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
     

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yapmak ister misin :)