Neden matematik dersini sevmiyoruz?

    Bizim millet olarak, bir adetimiz vardir. O da:sorunlarin kaynagiyla degil, sonuclariyla ilgileniriz. Bu yuzden de hep kaybederiz. Yillarimiz bosa gider.
    iste, matematik dersinde de, durum aynen boyle. Biz de neredeyse, aylik olarak, egitim sistemi degisir. iste bu sistemi degistirme, yazinin basinda anlattigim, sorunun kendisiyle degil, sonuclariyla ilgilendigimiz kisma giriyor.
    Bugune kadar Milli Egitim Bakanligi (MEB), kendine, neden matematik dersini sevmiyoruz diye, dert edindi mi? Bunun pesinden kosturdu mu? Universitelerle, sivil toplum orgutleriyle, bir araya geldi mi? Sorunun kaynagina inmeyi, denedi mi?
    Yeni Turkiye vaadimiz varsa, once burdan baslamaliyiz diye dusunuyorum. Her seye calistay yapiliyor ya. Neden matematik dersini sevmiyoruz diye, calistay yapildi mi?
    ilkokul, ortaokul, lise ve universitelerde, ogrencilerle, anketler yapilabilir. Neden matematik dersini sevmiyoruz diye. Bu anketler, bize buyuk bir yol gosterici olabilir diye dusunuyorum. Sonucta, bu sorunu yasayanlardan, bire bir ogrenmis olacaksiniz. Kaynaga ineceksiniz yani.
    insan, yapamadigi seyden hoslanmaz. Ama, yapabildigi seyler cok hosuna gider. Mesela ben: tarih ve felsefe derslerinden, buyuk bir zevk alirdim. Cunku: onlari anliyordum. Anladikca da seviyordum. Ama, bu ulkedeki buyuk cogunluk gibi bende, matematik dersini sevmiyordum. Cunku anlamiyordum. iste oyle anlamayarak, sevmeyerek, okul hayati bitti gitti.
    il Milli Egitim Mudurleri, matematik hocalarini toplayabilir mesela. Bir de onlara sorabilir: "Neden matematik dersini sevmiyoruz?" diye. Bir de ogretmenler acisindan olaya bakabilir.
    En sonda, Ankara'da, Milli Egitim Bakanligi'nda, buyuk bir toplanti yapilabilir. 81 ilden gelen matematik ogretmenleri, toplantida yer alir. Ve yine tum Turkiye'de, ogrencilerle yapilmis anketler de, konusulur, tartisilir. Bir yanda, ogretmenlerin anlattiklari, bir yanda anketler. Bu ikisi harmanlanir. Ve ortaya bir tez konur.
    Simdi bu anlattiklarim, cok zor seyler mi? Ama istemek onemli. Bu isi yureginde hissetmeliler. Heyecanlanmalilar. Anlatirken, heyecanlarini yuzlerinden okumaliyiz. Bu isle yatip, bu isle kalkmalilar.
     Milli Egitim Bakanligi'nda, bu is icin, ozel bir ekip olusturulur. Bu ekibin basina, oylesine bir burokrat atanmamali ama. Bu ulkenin matematikcilerinden. Dunyasi matematik olan, biri getirilmeli. Bu kurul da, matematigi, bu ulkenin genclerine nasil sevdiririz, ya da, matematigin, daha kolay nasil anlasilmasini saglayabiliriz, sorulari uzerinde durur. Cevaplar uretir.
    Yapmak istedikten sonra, yapilacak seyler o kadar cok ki. ilk basta istemek. Ve sonra da harekete gecmek.
    Matematik seven nesiller yetistirebiliriz. Bu bizim elimizde. Bu uygulamalarla, sadece matematigi sevdirmekle kalmayacagiz. Ayni zamanda, egitimin de kalitesini yukseltmis olacagiz.
    Bir dahaki yaziya kadar sağlıcakla kalin.
    Blog linki : yasamdanyazilar.blogspot.com
   


Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yapmak ister misin :)