Tavanı akan otobüs olur mu?..(hikaye)

            Otobüse bindi. Ön tarafların hepsi doluydu. Arka tarafta boş yer olduğunu gördü. Arkaya doğru ilerledi. En arka beşliden, bir önceki sağdaki koltukta bir adam oturuyordu. Ve yanı boştu. Arka beşledi ise iki kız,bir de adam oturuyordu. Nedense ikili koltuktaki adamın yanına oturmak istemedi. Ve beşli koltuğun oraya geçti. Oturduktan sonra,”Ayaktakiler niye bu adamın yanına oturmadılar ki?”diye düşündü.
            Cevabını az sonra kendisi öğrendi. O koltuğa bakarken birden gözlerine inanamadı. Otobüsün çatısı akıyordu. Damlaların düştüğü koltuğu bakınca ıp ıslak olduğunu gördü. Hayret etti. “Otobüsün de çatısı mı akarmış”dedi kendi kendine. Şimdi kimsenin neden bu adamın yanına oturmadığı anlaşılıyordu. Onu da bir anlık hissi kurtarmıştı o ıslak koltuğa oturmaktan.

            “Burası Türkiye. Burada her şey olur”dedi içinden. Birkaç dakika damlanın nereden düştüğünü bulmaya çalıştı. Damla düşüyor ama nerden düştüğünü bir türlü yakalayamıyordu. İyice odaklandı. Kesinlikle bulacaktı. Sonuna damlayan yeri fark etti. Damlayan yer, otobüsün havalandırma deliklerinin olduğu yerdi. Oraya su tavandan gelmeliydi. Peki bu otobüsün tavanı nasıl delinmişti?
            Daha sonraki duraklardan otobüse binenlerden biri o ıslak koltuğa oturmak için yöneldi. İçi sevinçle doldu. Sonunda biri oraya oturmaya çalışacaktı. Ve o da o kişiyi uyaracaktı. “Bundan niye zevk alıyorum ki acaba?”diye sordu kendine. İlginç bir histi bu. “Oraya oturma kardeşim. Orası ıslak. Tavan akıyor” dedi. Yine kendi yaşlarındaki çocuk bu uyarıdan sonra geldi onun yanına oturdu.
            Yanına oturan bu çocuğu bir yerden anımsar gibi oldu. Ama çıkaramadı. Çocuğa dönerek, “Bu nasıl iş. Otobüsün tavanı akıyor “dedi. Yanındaki çocuk sadece gülümsemekle yetinip bu durumu kafasıyla onayladı. Bu sözü söylerken diğer yolculardan lafa katılanlar olur diye bekledi ama nafile. Kimse oralı olmadı.
            İşte ikinci kurban da geliyordu. Bu sefer bir bayan. Tam oturacakken yine söze karıştı. Biraz da telaşlı olarak. Çünkü bir bayandı. Yanlış anlaşılmaktan korktuğu için sesi biraz telaşlı çıkmıştı. Aslında telaşlanacak bir durum yoktu. Ama ortalık o kadar kötü olmuştu ki. İyilikle yapılacak bir hareket bile yanlış anlaşılabilecek bir konuma gelmişti. “Oraya oturmayın ıslak hanımefendi” dedi. “Islak mı? Tamam o zaman”dedi kadın ve ayakta beklemeye başladı. Diğer yolculardan da kimse uyarmıyordu. Sanki her yeri bir vurdumduymazlık kaplamıştı. Sanki herkesin hayatından bezmiş bir hal vardı.
            Yanına oturan çocuk ilk defa konuştu. “Biz gidince muhakkak biri,bu ıslak yere oturur” dedi. “Artık kime denk gelirse “dedi gülümseyerek. “Şimdi bu soğukta da ıslak elbise hiç çekilmez. İnsan öyle bir donar ki” diye düşündü. Yavaş yavaş ineceği durağa geliyordu. Hareketlenmeye başladı. Ve tam kalkacakken de yanındaki çocuğa,”Benden bu kadar artık, bekçilik sana emanet” diye gülümseyerek kalktı çocuğun yanından.

Foto kaynak:http://www.sitebuilderreport.com/stock-up

            
Blog linki:yasamdanyazilar.blogspot.com.tr

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

2 yorum:

  1. O en son ayakta kalan bayana yer veren olmadı mı (niyeyse işin orasına takıldım) ? Hani sen bu dediğime dahil değilsin zira bayanlar genelde arka beşliyi pek tercih etmiyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma kardeşim o bayan ayakta kaldi. Kimse de kilini kipirdatmadi.

      Sil

Yorum yapmak ister misin :)