Kütüphane...

        Gazetede bir haber gördüm…Habere göre istediğiniz rengi,raf ölçülerini ve kitapları seçiyorsunuz 2 hafta sonra gelip kütüphanenizi kuruyorlar.
        Her zaman kütüphaneli evlere imrenmişimdir…Hani bir de yazarlar olur ya…Evlerinin bir odaları baştan aşağı kitap doludur…Yazarın bir sandalyesi ve masası vardır…Bunun dışında adım atacak yer yoktur ya odada…İşte bu sahneye de çok imrenmişimdir…O yazarın koltuğunda ben de oturmak istemişimdir…Öyle bir odada nefes almak büyük bir hayat enerjisi verirdi bana.
       Olayın bir de farklı bir yönü var ki…Ben bir kitabı okuduğumda onunla işim bitmiştir…Yani bir kitabı saklamak gibi bir huyum yok…”Sıradaki kitap gelsin”derim…Hem böyleyim hem de kütüphaneyi severim…Zıt bir duygu çekişmesi olsa gerek.
       Ama bir gün…Anlattığım kütüphaneleri evime kurduracak kadar bir maddi imkanım olursa…Kesinlikle bir kütüphane kurdurmak isterim…Bunaldığımda giderim kütüphaneme…Kitap kokusunu içime çekerim…Bu bile büyük bir moral olur bana.

      Kütüphaneyi sadece dekor için kurduran da varmış…Ama ben buna karşıyım…Bana göre o kütüphanede ne kadar kitap varsa okumuş olmalıyım…Kitaplar süs gibi orada durmamalı.

Cem KAZAN

1987 yılı Düzce doğumluyum. İlkokul, ortaokul,lise,üniversite hepsini Düzce'de okudum. Üniversiteyi Düzce'de okumamın nedeni yanlış lise seçimimdi.Daha Fazlası

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yapmak ister misin :)